Bu yaşlar artık çocuğun kendi yapıp ettikleri ve kendisine yapılıp edilenler hakkında fikir yürüttüğü bir üst düzey düşünme becerisinin geliştiği bir dönemdir.

Bunu desteklemek için annebabaların da yapacağı çok şey vardır. Çocuk ile duygusal paylaşımların yapıldığı sözel iletişimin kuvvetlendirilmesi bu amaca çok hizmet eder.

Sözel ifade kapasitesi çocuğun hayat boyu yakın ve samimi ilişkiler kurup geliştirme becerisini desteklemek için çok önemlidir. Bu besleyici ilişkiler, pozitif duygular paylaşılıp çoğaltılırken, negatif duyguların da sakinleştirilmesi ve azaltılmasını kapsar. Bu nedenle çocuğun sözel gelişimini desteklemek çok önemlidir. Söze dökülebilen olumsuz duyguların davranışa dönüşme ihtimali çok azalır. Bu nedenle çocuğun durumlardan, duygulardan ve bunların ilişkisi hakkındaki fikirlerinden bahsetmesini sağlamak çok önemlidir.

Çocukla bir problem hakkında konuşurken, sohbetin açılış cümlesi olarak “Neden? Niçin? Nasıl?” gibi soruları sormayın. Çünkü bu sorular, içinde suçlayıcı bir ton barındırır. Olup biteni, çocuğun kendi yorumuyla anlatmasını beklemeden so- nuca ve çözüme atlamayın. Anne baba olarak çoğunlukla mo- tivasyonumuz, durumu eksiksiz anlamaya çalışmak ve hemen bir çözüm önermek şeklindedir. Bu davranışta tabii ki; çocuğumuzun üzülüyor olmasına bizim daha çok üzülüyor olmamız gibi çelişkili bir durum da rol oynamaktadır. Hemen yara- ya pansuman yapmak ve yara bandını yapıştırmak isteriz. Ama bir daha böyle bir durum yaşandığında, çocuğun tutumunu değiştirecek olan davranış bu mudur?

Duyguların ifadesine dayalı bir bağ kurmak, çocuğun an lam oluşturmasını, soyut düşünebilme becerisini, dolayısıyla uyum kapasitesi ve zekâsını geliştireceği gibi, kendisini ve anne babasını da daha iyi anlamasını sağlayacaktır.

 

AKTİVİTELER

Kartondan Dünya

 

Yukardaki resim büyükçe bir karton kutudan yapılmış dinlenme köşesidir. Kutunun tepesine ince uçlu bir makasla delikler açın. Sonra yılbaşı ışıkları satan bir yerden isterseniz renkli ya da sadece beyaz minik ampullü kablolardan alın. Bunu çocuğunuzla oynamadan önce fişe takıp bir iki saat kadar test edin. Çok ısınıp ısınmadığına da bakın. Bu minik ampulleri açtığınız deliklerden içeri sokun. Kutunun içini de çocuğunuzun hoşuna giden yumuşak yastıklar, sevdiği kitaplar ve onu sakinleştiren oyuncaklarla döşeyin.

Eğer bunu süpriz olarak yapmıyorsanız. Obje seçiminde çocuğunuzun da fikrini alın. Burası çocuğunuzun sakin kalmak istediğinde, kitap bakmak istediğinde gideceği bir köşe olsun.

 

Eğer olayı daha da abartmak isterseniz içeri kulaklıklı bir bir müzik aleti de koyabilirsiniz.

Bu köşeyi evde sinirler gerildiğinde çocuğunuzun gidip sakinleşebileceği bir köşe olarak da kullanabilirsiniz. Uyaranlar ne kadar az ise çocuklar o kadar çabuk sakinleşirler.

 

 

 

 

 

Regülasyon, içgörü kazanma, farkındalık

 

Kokusuna Bakalım

Çocuğunuzun alışık olduğu ve pek de tanımadığı kokulu malzemeleri biraraya toplayın. Bunlar yüzüne sürdüğünüz soğuk kremi de olabilir, portakal dilimi de, tarçın, biber, bal vs herşey olabilir.

Sonra bunları ayrı ayrı kaplara ya da şişelere koyun. Çocuğunuzun gözünü kapatıp, tek tek koklamasını ve ne olduğunu bulmasını isteyin. Bu kısma geçmeden önce isterseniz ona gözleri açıkken bir deneme yaptırın ki, tanımadığı kokulara da alışsın.

Oyunu oynarken sıra ile koklama işini yapın, siz de gözünüzü kapatıp kokuyu bulmaya çalışın.

Bu tip tat ve koku duyusuna yönelik oyunlar oynamak yemek tercihleri çok dar olan çocukların duyusal hassasiyetlerini azaltma işine de yarayacağı için çok faydalıdır.