Yapıcı

            Bu süreç boyunca çocuklar kendileri için sürekli yeni şeyler öğrenirler ve her fırsatı bağımsızlıklarını pekiştirmek için kullanırlar. Çevrelerinde diğer insanların yaptıkları her şeyi yapmak isterler. “Ben yaptım!” genellikle bu dönemde sıklıkla duyacağınız bir cümle olacaktır. Bir taraftan yeni deneyimler peşinde koşarken ve bağımsızlık kazanmak isterken; diğer yandan yetişkinler tarafından yapılan yakın gözleme, rahat ettirilmeye ve cesaretlendirilmeye ihtiyaç duyarlar. Genellikle, sonucunda hayal kırıklığı yaşayacakları fiziksel becerilerinin izin vermeyeceği şeyler denemek isterler. Rutinler ve tutarlı sınırlar bu yaş grubuna iyi gelir, çünkü çevre üzerinde bazı açılardan kontrolleri olduğunu hissederler ve sırada neyin olduğunu biliyor olurlar. Bu durum kendilerine güvende hissetmelerine neden olur. Hayal kırıklıkları ve sınırları zorlama girişimleri öfke krizlerine yol açabilir. Bu gibi durumlar ebeveynler için baş edilmesi zor durumlar olabilir, fakat ebeveyn çocuk için zor olan bu zamanlarda destekleyici ve rahatlatıcı olmalıdır.

 Bu yaş grubu çocukları artık nesneleri göremeseler de ve ya nesne bir yerden başka bir yere taşınsa da var olduklarını öğrenmişlerdir. Daha erken dönemlerde çocuk bir şeyin gerçekleştiğini ancak kendisi yapınca anlardı. Şimdi, nesneye ne olabileceğini tahmin etmekte ve nesnenin resmini çekip zihinde tutabilmektedirler. Bu önemli bir gelişmedir. Bu gelişimi desteklemek için pek çok farklı oyun oynanabilir.

Zihinsel Temsil, bir nesnenin ya da geçmiş yaşantının içsel resmidir. Bu durum, çocuğun olayları aklında tutmasını ve yeni kavramlar ve becerileri öğrenmesini sağlar. Sembolik Temsil, çocuk bir nesneyi zaten içsel olarak tuttuğu başka bir nesne ile temsil etmeye başladığında kazanılır. Örneğin bir taş (sembol), arabayı (var olan temsil) temsil edebilir. Bu kapasite, çocuğun sembolik oyun oynamasının önünü açar.

 

 

 

 

 

Basit oyunlar, çocuğa yaşadığı dünya hakkında pek çok şey öğretebilir. Bu yaş çocukları kumda oynamaya ve duyusal odaklı oyunlar oynamaya bayılırlar. Örneğin kumda elek kullanırsa, kumun küçük deliklerden geçebileceğini fakat, biraz daha büyük olan taşların geçemeyeceğini fark eder. Yetişkinler olarak bu bizim için normal bir bilgidir, fakat çocuğun bu durumu anlayabilmesi ve ilerleyen yaşantısında tahmin edebilmesi için defalarca tekrarlaması gerekir. Bu basit deneysel oyunlar, ilerleyen yıllarda öğrenme deneyimini şekillendirir. Bu yaşlarda çocuklar diğer çocuklarla birlikte olmaktan hoşlanırlar, fakat daha birbirleriyle etkileşimli bir oyun kurmak için gerekli becerileri geliştirmemişlerdir. Bunun yerine yan yana oynarlar. Ayrıca, oyuncaklarını da paylaşmak istemezler. Bu yaş grubu çocuklarda sıklıkla kullanılan cümlelerden birisi “Benim!”dir. Bu cümle, hemen hemen bütün durumları açıklamak için kullanılır. Paylaşma becerisi bir süre daha gelişmeyecektir.

Bu yaş çocukları yürümeyi, tırmanmayı ve koşmayı pratik yapmaktan hoşlanırlar. Motor becerilerini iyileştirmek için çok çalışırlar ve pek çok fırsata ihtiyaç duyarlar. Nesneleri itmek ve ya çekmek, bu aktiviteye keyif katabilir.

Kendilik Algısı  – Bu yaşlarda, çocuklar her şeyi kendileri yapmak ister. Ellerindeki görevi ve ya işi yapamayacaklarını düşünseniz bile, özgüvenin gelişimi için en azından denemelerine izin verilmelidir. Çoğu zaman biraz verilecek olan destekle, görevlerini/işlerini tamamlayabilirler. Birkaç cesaretlendirici söz de yeterlidir. Çocuğun bir şeyi denemesine yanında bir yetişkinle izin vermek, yapabileceğine inandığınız mesajını ona verir. Bu durum ayrıca, becerilerini geliştirmesi için de bir fırsattır. Bu yaşta, çocuklar kendi kendilerine yemek yiyebilmelidirler. Besleyici besinlerden oluşan seçenekler arasında ne yiyeceklerini seçebilirler. Süreç biraz dağınık ve pis olacaktır, fakat becerilerinin gelişmesi ve iyileşmesi açısından gereklidir.

Dayanıklılık, zorluklar ve güçlükler karşısında olumlu bir adaptasyon geliştirebilmek demektir. Bu yaş çocuklarına (ebeveynlerin sağladığı destek ve rehberlikle) yeni şeyler keşfetmesi için zaman ve mekan sağlanması, çocuğu koruyan faktörlerin başında yer alır ve ilerleyen yıllarda daha iyi dayanıklılık geliştirmelerine yol açar.

Fiziksel  – Bu yaşlarda çocuklar çok enerjiktir. Aktif olmak için ve beceriler kazanmak için günlük fırsatlara ihtiyaçları vardır. Hava nasıl olursa olsun, oynayacak keyifli bir oyun bulurlar.

İlişkiler – Bu yaş çocukları aileleriyle oynamaya bayılırlar. Ebeveynler, çocukların ilk oyun arkadaşıdır. Fark etmeden, ebeveynler çocuklarına diğer bireylerle nasıl anlaşacaklarını öğretir. Örneğin, bir topun anne ve çocuk arasında birbirine atılması, çocuğun sırasını beklemesini öğretir. Bu, yaşıtlarıyla oynama hazırlığında olan bir çocuk için çok önemli bir kazanımdır. Bu sıra bekleme, alma-verme durumu, konuşurken bile öğrenilir; önce bir kişi konuşur ve diğer kişi dinler, ardından dinleyen kişi konuşur. Dil ve konuşma uzmanları, bu tip aktivitelerin bir sohbetin tarafı olma becerisinin gelişmesi için gerekli olduğunu söylemiştir. Eğlenceli anlar paylaşmak, aynı zamanda ebeveyn-çocuk ilişkisini de güçlendirir. Birlikte geçirilen güzel zamanlar, kuvvetli bir ilişkinin temellerini atar.

Anlayış – Bu yaşlarda çocuklar problem çözmeye çalışırlar. Bazı şeyleri aynı olduğunu, bazı şeylerin ise farklı olduğunu fark etmeye başlarlar. Oyun oynamak, bu doğal meraka yanıt niteliğindedir. Eşleme de düzenleme oyunları neyin farklı neyin aynı olduğunu anlamalarını kolaylaştırır. Bu oyun, pek çok ev eşyasıyla da oynanabilir, mesela mutfak eşyaları ve banyo eşyalarını ayırmak gibi. Küçük farklılıkları ve benzerlikleri fark edebilme becerisi, ilerleyen yıllarda harfleri, sayıları ve sözcükleri organize edebilme becerilerini oluşturacaktır.

İletişim  – Bu dönem, dil gelişimi için heyecanlı bir dönemdir. Sürekli olarak yeni sözler söylemeye çalışırlar. Şarkılar söylemek, yeni sözcükler öğrenmek için mükemmel bir fırsattır. Aynı zamanda ritim ve kafiye de öğrenirler. Bu katkı, dil gelişimi sürecine bolca eğlence katar.